dalgalan sende şafaklar gibi ey nazlı hilal ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZ


Tarihe Gönül Verenler Topluluğu. Çanakkale Şehitlerimizi Tanıtım Sitesi
çanakkale şehir madalyası
DUR YOLCU. Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir eğilde kulak ver, bu sessiz yığın bir VATAN kalbinin attığı yerdir. / N.H. Onan

Anasayfa
Savaş Hazırlık
Savaşın Gidişatı
Yabancı Görüşler
Savaş Hatıraları
Savaş Sonrası
Film ve Videolar
Forum
Site Destek
En Son Yayınlanan Yazılar

18 Mart Kahramanları

ÇANAKKALE’DE BİR ŞÂİR: AHMET HÂŞİM

EYVAH ! YOKSA BİZİM SOKRAT’MI ?

Çanakkale Savaşının Yamyamları

Çanakkale'de Kaç Alman Savaştı
ÇANAKKALE SAVAŞININ YAMYAMLARI !

Güçlü dünya ülkeleri, 1800'lü yıllara kadar büyük bir insanlık ayıbı olarak sürdürdükleri köle düzenini, bu tarihten sonra değiştirerek ve 350 seneye yakın köle olarak kullandıkları insanları, artık kendi vatanlarında sömürmeye başlamışlardır.



ZORLA VATANLARINDAN AVRUPAYA KÖLE OLARAK GÖTÜRÜLEN İNSANLAR

1900'lü yıllara yaklaşıldığında ise, dünyanın yeni keşfettiği petrolü, rezerve eden ülkelere hücum etmişlerdir.Kısaca, 1. cihan harbine yaklaşırken dünya en güçlü olmak isteyen ülkeleri, daha çok ülke sömürmek, daha çok ülkenin topraklarında bulunan, yer altı zenginliklerini eline geçirmek için, kıyasıya bir rekabet içerisine girmişlerdir. Zaman zaman bu rekabet farklı boyutlara taşınmış ve ülkeler birbirleri ile savaşın eşiğine gelmiştir, hatta Afrika başta olmak üzere bazı bölgelerde çatışmışlardır da. 1. dünya savaşını çıkaran asıl nedende budur.
Garip, zayıf ve aciz küçük devletlerin, verimli topraklarını, madenlerini ve yer altı zenginliklerine el koyan bu gözü dönmüş, sözüm ona Sırtlan Kümeleri, bunlarla yetinmişler midir ? tabiki yetinmemişlerdir. Bir devlete sahip çıkan, elbette o devletin milletine de sahip çıkar. Kullanmışlar, hemde kendi memleketlerine götürüp köle olarak ta deyil, başka ülkelere savaşmaları için kullanmışlar.Öyle ki, hala günümüzde İngiltere için savaşmaya hazır bir çok ülke var. Bunlardan en enteresanı, 150 senedir İngiltere'nin emrinde olan Nepal'li Gurkalar.
1. Dünya harbi yaklaştığında tüm sömürü ülkeleri, sömürdükleri milletlerden insanları toplayarak, eğitip cephelere gönderiyorlardı.Tabi ki İtilaf ülkeleri olan, İngiltere ve Fransa, kendileri için savaşan bu insanları, Mısır'a, Rodos'a ve Limni'ye, açılması kuvvetle muhtemel olan Çanakkale cephesi için topladılar.Nihayetinde 25 Nisan sabahı çıkarma başladığında, bu sömürü askerlere önemli cephelerde görev verdiler. Örneğin, Kumkale de Fransızlar Senegel'lileri çıkardı, İngilizlerde Kabatepe ve Ağıl dere arasında, Avustralyalıları kullandı.


İNGİLİZ'LER İÇİN ÇARPIŞAN NEPAL'Lİ GURKALAR

Kara savaşlarının ilk gününden, son günü olan 9 Ocak 1916 tarihine kadar, sömürü ülkeleri hemen hemen her cephesinde bulunmuşlar ve Mehmetçik ile harp etmişlerdir. Peki kimdi bu sömürülen ülkeler ? En başta Senegal var bizim için.Çünkü Senegal ile biz Müslüman ülkeleriz.
Ancak Senegal'li, Fransızların baskılarına tahammül edemeyip, bizi karşı savaşmak zorunda bırakılmış.Bazı rivayetlere göre, bir miktar Senegel'li, saf değiştirerek bizim yanımıza gelmiştir.Senegal'li askerlerin en büyük özelliği, çok sağlam bir bünyeye sahip olmaları ve keskin nişancı olmalarıdır.Keskin nişancılar, vurmuş oldukları subaylara göre madalya almaktadırlar.Çanakkale savaşlarında, maalesef Fransızlar bu sebepten Senegal Birliklerine bir çok madalya dağıtmışlardır.Senegal'li askerlerin bir diğer meziyetleri ise, çok iyi kama ( büyük ve geniş bıçak ) kullanmalarıdır.Esir almadan acımasızca taarruzları, gazi olan Mehmetçiğimiz tarafından daha sonraları anılarında anlatılmıştır.


ÇANAKKALE'DE MEHMETÇİK'E KARŞI SAVAŞAN SENEGAL'LİLER

Bir diğeri Hindistanlılar.Hindu birlikleri İngilizlerin yanında Çanakkale savaşına Tugay seviyesinde katılmışlardır. İçlerinde bir çok Müslüman'da vardır, ancak onlarca sene İngilizlerin yanlarında savaşmaları nedeniyle, bizlerle bir Müslüman gibi deyilde, bir İngiliz gibi savaşmışlardır. İçlerinde bizim saflara geçen veya merhamet gösteren çok az olmuştur. Bir diğeri Hindistan'ın daha ilerisinde bulunan, bir Asya ülkesi Nepal'li Gurkalar dır. Senegal'li askerler gibi çok iyi kama kullanan bu insanlar İngilizlerin en eski sömürge ülkelerinden biridir. İçlerinde Müslüman askerde olmasına rağmen bizleri bilmemekte ve bunlarda bir İngiliz gibi savaşmaktadırlar.
Çanakkale savaşlarına sömürü olarak en çok asker sevk eden şüphesiz Avustralya ve Yeni Zellenda'dır. ( bu ülkeler birer İngiliz kolonisi olmasına rağmen, İngiliz'ler tarafında aşırı baskı görüyorlar ve zaman zaman hoşnutsuzluklarını sesli dile getiriyorlardı.Ancak savaşta diğer koloniler gibi onlarda İngiltere'ye kenetlendiler. ) 1. dünya harbinde bu insanlara kısaca ANZAC dendi.Mehmetçik'in karşısında dürüstçe ve mertçe savaşan bence tek kolordu idi.Çanakkale'de bizlere karşı savaşan daha bir çok küçük gurup bulunmuştur ve hepsini zikretmeye kalkarsak maalesef konunun içinden çıkamayız. Ancak ÇANAKKALE'NİN YAMYAMLARINDAN bahsetmeden geçemeyeceğim.

Tüm sömürdüğü ülkeleri toplayan bu sırtlan kümeleri, bununla kalmamışlar. Önlerine çıkan ne kadar yamyam varsa onlarıda getirmişler.Özellikle Avustralya'nın Aborjin'leri ile Yeni Zellanda'nın Maori'lerini getirmişlerdir.


Anzaklar



Maoriler

Zincirlerinden boşalan itler gibi, bizlerin üzerine saldırtılan bu yamyam'ların davranışlarını, bazen kendi askerleri dahi kabullenememişlerdir. Örneğin, İngiliz gazeteci yazar Ellis Ashmead Bartlett Anafartalar cephesinde gördüğünü tiksintiyle anlatmaktadır. "Esir alınan bir Türk'ü Maori'ler diz çöktürüp bekletiyorlardı. Birisi tüfeğin dipçiğini havaya kaldırarak büyük bir şiddetle esir askerin kafasına vurdu.Kafatası dağılan Türk askerinin çevresinde bağrışarak dans etmeye ( haka dansı ) başladılar.Tüm bu olanları çevrede bulunan İngiliz askerleri görmüşler ve seslerini çıkarmadan seyretmişlerdi".

Ben bu anıdan sonra bir şey yazamam, yazarsam şayet, terbiyem bozulur, ne aklımdan, ne dilimden nede elimden hayır dökülür. İstiklal Marşımızın yazarı, büyük üstat MEHMET AKİF ERSOY savaştan hemen sonra büyük bir olgunlukla bunların cevabını vermiştir.

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!


KAYNAK : Mustafa KESKİN

çanakkale peynir helvası
Copyright © Tarihe Gönül Verenler Topluluğu.