dalgalan sende şafaklar gibi ey nazlı hilal ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZ


Tarihe Gönül Verenler Topluluğu. Çanakkale Şehitlerimizi Tanıtım Sitesi
çanakkale şehir madalyası
DUR YOLCU. Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir eğilde kulak ver, bu sessiz yığın bir VATAN kalbinin attığı yerdir. / N.H. Onan

Anasayfa
Savaş Hazırlık
Savaşın Gidişatı
Yabancı Görüşler
Savaş Hatıraları
Savaş Sonrası
Film ve Videolar
Forum
Site Destek
En Son Yayınlanan Yazılar

18 Mart Kahramanları

ÇANAKKALE’DE BİR ŞÂİR: AHMET HÂŞİM

EYVAH ! YOKSA BİZİM SOKRAT’MI ?

Çanakkale Savaşının Yamyamları

Çanakkale'de Kaç Alman Savaştı
VALİDECİĞİM!

Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat dolu mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının altında otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş rûhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, tekrar okudum. Böyle mukaddes bir vazifede bulunduğumdan sevindim. İşte bu geçen dakikalar anında, hizmet eri gelip dedi ki: - Efendim, sütlü çayınız, buyurunuz, içiniz!.. - Mustafa, bu sütü nereden aldın? - Dere kenarındaki sürünün çobanından 10 paraya aldım. Vâlideciğim, 10 paraya 100 dirhem süt, hem de su katılmamış. Koyundan şimdi sağılmış, aldım ve içtim. Vâlideciğim, sen müteessir olma! Ben seni, evet seni mutlaka buralara getireceğim. Ve şu tabii manzarayı göstereceğim. O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında, çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu. Ey Allahım! Bu ovada onun sesi ne kadar güzeldi. Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi, dere bile sesini çıkarmıyordu. Herkes, her şey, bütün mevcûdât, onu, o mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti. O dereden ben de bir abdest aldım. Cemaat ile namazı kıldık. O güzel yeşil çayırların üzerine diz çöktüm. Ellerimi kaldırdım, "Ey benim Rabbim! Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri; İsm-i celâlini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır. Sen bu şerefli dileği ihsan eyle ve huzurunda titreyerek, böyle güzel ve sakin bir yerde sana duâ eden biz askerlerin süngülerini keskin, düşmanlarını zaten kahrettin ya, bütün bütün mahveyle!.." Diyerek bir duâ ettim ve kalktım. Artık benim kadar mes'ut, benim kadar mesrûr bir kimse tasavvur edilemezdi. Vâlideciğim, çamaşır falan istemem, paralarım duruyor, Allah râzı olsun!..

Oğlun Hasan Ethem 4 Nisan 1331 (17 Nisan 1915)
çanakkale peynir helvası
Copyright © Tarihe Gönül Verenler Topluluğu.